İLKBAHAR ve SAĞLIK

İLKBAHAR ve SAĞLIK

İlkbahar veya İlkyaz; kış ile yaz arasındaki mevsim. İlkbahar, bütün ağaçların, canlıların uyandığı bir mevsimdir. Senenin dört mevsiminin en sevimlilerindendir.  İlkbahar, hayâtın bir silkinişi ve uyanışıdır. İlkbaharda soğuk bir mevsimden, ılık bir hava içerisine girilmektedir. Bu esnâda geçişlere çok dikkat etmeli, kış giyeceklerini hemen çıkarıp atmamalı, yavaş yavaş vücut ısısını değiştirmeyecek şekilde elbiseler giyilmelidir. Hafif ve insanı sıkmayacak şekilde pamuk, keten  elbiseler tercih edilmeli, mevsim hastalıklarına çok dikkat edilmelidir. Eskilerin ifâdesiyle "havaya göre değil, mevsime göre giyinmeli"dir.

 

Dr. Aidin SALİH Gerçek tıp kitabında "Mevsimler ve Sağlık" kısmında ilkbahardan şu şekilde söz eder: İlkbaharın güneş ışıkları, tabiatı uyandırır, yeni bir hayat için dünya yüzeyi temizlenir. Güneşin tesiriyle hayvanların bazısı yününü, bazısı boynuzunu, bazısı da derisini değiştirir. İnsan da tüm canlılar gibi ilkbahar güneşinin kuvvetli etkisi altında kalır. Kışın yağlı, peynirli ve etli yemeklerin yetersiz sindirimi sonucu oluşan zararlı ve toksik kalıntılar ilkbaharda kusma, kanama, öksürük, aksırma, ateş, nezle, terleme, fazla miktarda idrara çıkmayla dışarı atılır. Bu, bağışıklık sisteminin normal bir koruma mekanizmasıdır. Beden kendisi için gerekli olan maddeleri asla dışarı atmaz. Bedende böyle bir mekanizma yoktur.

 

İlkbaharda Alerji ve İlkbahar Sebzeleri

 

 

Çiçekler açar, çiçek tozları havayı doldurur ve alerji hastalıklarında patlama görülür. Çiçek tozu mükemmel bir temizleyicidir. Vücuttan tüm kalıntıları dışarı atmaya başlar ve bu işi o kadar güçlü ve hızlı yapar ki, vücut bu temizlemeyi idare etmekte zorlanır. Bu işin yapılmasında vücuda yardım etmek ve temizlemeyi kolaylaştırmak için, insan zararlı yiyecekleri tüketmemeli, yediklerinin doğal, faydalı yiyecekler olmasına dikkat etmeli ve ilkbahar öncesi 3 günlük açlıklar yapmalıdır.

 

Bu yapılırsa, açlıklarla kuvvetlenen vücut, çiçek tozuna karşı alerjik tepki vermeden, polenlerin etkisini kendi faydasına kullanır. İlkbahar hastalıklarına hazırlık yapamayanlar da, ilk günlerden itibaren yemekleri azaltmalı, yeşil sezbe, bilhassa hindiba, ısırganotu, kuzukulağı, atkulağı, çobançantası, sinirliot, yabani soğan ve sarımsak gibi yeni çıkan yabani yeşillikler yemelidir. Bu günlerde oruçları çoğaltmalı, hacamat yaptırmalısülük kullanmalı, çimlenmiş yulaf veya arpa yemeli, limon, doğal sirke ya da greyfurt suyu içmeli, sinameki kullanmalı ve karaciğeri temizlemelidir.

 


İnsan, hacamatla kılcal damarlarda kış boyunca toplanan yağlı atıklar ve tıkanıklıklardan, sülüklerle toplar damarlarda toplanan zararlı maddeler ve tıkanıklıklardan, karaciğer temizlemesiyle karaciğerde toplanan zehirlerden ve tıkanıklıklardan kurtulur. İlkbahar, karaciğeri temizlemek, safra kesesi, böbrek ve mesane taşlarını düşürmek için en uygun zamandır. 

 

İlkbaharda Spor

 

 

Mikroelementler, vitaminler, lifler, hafif ve canlı besin maddeleri içeren yeşil sebzeler, yabani otlar, çimlenmiş yulaf ve arpa bağırsaklara hareket verir. Sinir sistemini ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Sirke, limon ve greyfurt ise kanı temizleyip sulandırır.
Bütün bu işlemler kan üretimine yardımcı olur.
İlkbaharda tabiat müthiş bir faaliyet içerisine girerken, insanoğlu da boş durmamalı, yürüyüş, koşma, ata binme, kürek çekme gibi sporlar yapmalıdır.